7 Ocak 2011 Cuma

DUA VE DUA ADABI

Dua; kulun Allaha yaklaşma vesilesi, ibadeti,
Dua, kulun acziyetini, Rabbinin ise yüceliğini itirafı,
Dua, kulun ait olduğu yeri bilmesi ve bunu devam ettirmesi
Dua, muhtaç olanın müstağni olandan talebi,
Dua, kulun Allah katında değer kazanması, tevazu ile yükselmesi, “De ki, dualarınız olmasaydı Allah size ne diye değer verecekti” (Furkan,77)
Dua Adabı:
1-Yalvararak yakararak: Tadarruav ve hufya
· İnsana el açıp yalvaran küçülür(dilenci), Allah’a yalvaran yükselir(Abid).


2-Talep bir ibadetin bedeli olarak görülmemeli, Allah’ın yüce katından ve sonsuz hazinesinden istenmeli,
· Ferisinin duası: Allah’ım! Ben saduki gibi değilim, benim talebimi karşılamalısın.”


3-İstenen şey için gerekli olan ön hazırlık yapılmalı, vesilelere baş vurulmalıdır. Önce fiili dua sonra kavli dua
· Gayret bizden,başarı Allah’tandır. Çiftçinin tarlasını ekip Allah’tan bereket istemesi,öğrencinin dersine çalışıp sınavda başarılı olma isteği, sanayicinin üretmesi, esnafın ticaret kurallarına göre ticaretini yapması fiili dua kapsamına girer.
· Ben bu işleri yaptıktan sonra duaya ne hacet kaldı diye düşünülmemelidir. Çabanın neticesinden faydalar elde etmek için de Allah’tan gelecek sağlık ve afiyete ihtiyaç vardır.


•Mevlana teslimiyetçi bir derviş hikayesi anlatıyor:


Dervişin biri topal bir tilkinin aslanın artıkları ile yaşamını sürdürdüğünü müşahede ediyor. Topal bir tilkinin rızkını veren Allah benim rızkımı da haydi haydi verir diye düşünüyor. Mevlana diyor ki: Behey gafil. Kendini topal tilkiye benzeterek aslan artığı bekleyeceğine neden aslan olup kendi rızkını kazanması düşünmezsin. Sana topal tilki olmak değil aslan olmak yaraşır.


4-Duadan hemen sonuç beklememeliyiz ve dua ediyoruz ama kabul olmuyor diye düşünmemeliyiz.
· Bizim dua ediyor oluşumuz Allah’ın bizi yüksek huzuruna kabul etmesidir. Huzura kabul eden bir gün duayı da kabul eder. Allah, “Dua edin ki kabul edeyim buyur muyor mu?”


•Duamıza hemen cevap verilmemesinin birkaç sebebi olabilir:


a) Duanın o an için kabulü bizim için hayırlı olmayabilir.


b) Allah kendisine olan sadakatimizi sınıyor olabilir.


c) Duaya devamla daha çok dua karşılığı daha çok vermek istiyor olabilir.


d) Belki de duamıza icabet edildi yada başka bir cihetten karşılık verdi de biz farkında değiliz.


e) Belki de duamıza mükafat nevinden ahirette karşılık verilecektir.


· İsrailoğullarından bir kişi “Ben çok günah işledim ama Allah beni cezalandırmadı” diyor. Allah o kişinin peygamberi aracılığıyla haber gönderiyor. “Onun bana yönelmemesi, dua etmemesi de bir cezadır.” Yani, adama yüksek huzurdan men ve mahrumiyet cezası verilmiş.


5-Duada somut bir takım isteklere yer verilmemelidir. Bana şu kadar para ver, şu şöyle bir ev ver, filan kişi ile evlenmeyi nasip eyle gibi. Benim için hayırlı olacaksa nasip eyle denilebilir. Daha genel ifadelere yer vermeliyiz. “Bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellik ver. Rabbena Atina nın tercümesi…


6-Duada herkese dua edilmelidir. Şahsımıza, anne babamıza, akraba ve komşularımıza, dostlarımıza sevdiklerimize bütün mü’minlere,vatanımıza, milletimize ve mazlum bütün insanlara…Rabbenağfirlinin Türkçesi…


7-Dua için belli zamanları takip edebiliriz: Farz namaz sonrası, ezan sonrası,kandil geceleri, bayram geceleri,Cuma günü.


8-Duaya Allaha hamdü sena resulüne salatü selamla başlanır. Dua ayetlerini ve mesnun olan duaları okumak müstehaptır. Ardından biz içimizden geldiği gibi diğer isteklerimizi de Allah’a arz edebiliriz.


9-Duamızın kabulü için bir fakire sadaka da verilebilir.


10-Dua yaparken devam eden bir günahımız, üzerimizde haram nevinden bir şey olmamalıdır.


Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor:· Şu üç zümrenin duası kabul olmaz: Ebeveynine asi olanın, içki içmeye devam edenin, ihtiyar zaninin,


· Şu üç zümrenin duası da reddolunmaz: Adil devlet başkanının halkına duası, anne babanın evladına duası, misafirin duası/ mazlumun duası.




Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste denilmiştir.
· Peygamberimiz birkaç kez beddua da etmiştir. Olur olmaz yer ve zaman da beddua etmemek gerekir. Dilinizi bedduaya alıştırmayınız. Peygamberimiz “Bi’ri maune vkasından sonra beddua için sabah namazının ikinci rek’atının rukuundan sonra konut dualarını okumuştur.
Allah her birimizi duası müstecap olanlardan eylesin.


Mukadder Arif YÜKSEL

6 Ocak 2010 Çarşamba

***Hamd duası***


Hamd duası


Darlık Dua ile dağılır… Her darlığın bir duası vardır Darlıklar duaların vaktidir… Dualar Rahman’a açılan ubudiyet pencereleridir… Pencereler açık durmalı ki ışıksız karanlıkta kalınmamalı… Hamd solumalı, şükür konuşmalı nefesler…
Dertler ve hastalıklar birbirine benzer fakat aynı değildir Bahar çiçek çiçek, renk renktir… Rahman, renk renk görünür deva diye yönelen dertli gönüllere… Sebeplere sığınanlar kış karanlığında kalır her daim… Hamd rüzgarları şükür tohumlarını aşılıyorsa aşılmayacak kışlar yoktur…
Şükürden düşen şirke girer…Tevhide tutunan hamd bayrağını kalbinin kainatına hakim kılar… Asıl dert, gerçek hastalık şükürsüz çorak çöllerde savrulmak, seraplarda sürünmektir… Tevhidi hamd iksirini ubudiyet kabında içmek, çölleri baharlara çevirmektir…
Geceler dua ile geçer… Gündüzler şükürle şenlenir… Bir gün, gece ile gündüzün birleşimidir… Ubudiyetle kapanan her gün, tevhidle açılmayı bekler…Kapının eşiğinde beklemesini bilenene baharlar hazırlanır… Sabırsız, şükürsüz solunan nefesler tohumları çürütür…
Her gün sonsuzlukta sümbül vermek isteyen bir tohum…Kabuğuna vurulan dert darbeleri onu kırmak için değil, çiçek açması, meyve vermesi için…Ubudiyet toprağı tefekkür suyu ile sulanır, tezekkürle sürülürse, hikmet havasıyla hayat bulur tohum… Yoksa çöplükte çürüyüp yok olup gider
Çer çöple geçmeyen, şükür, hamd, tefekkür, tezekkürle akan günler sonsuzluk havuzunda toplanır… Hayat havuzu hastalık ve dert turno solu ile arınır… Arınmayı bilmeyen bulanıklıkta boğulur
Tevhidi tevekkülle dalgalara teslim olan selamet sahillerinde bulur kendini… Tenkit ve itiraz edense ettiğini bulur, ektiğini biçer Her biçilen gün, tohum ve samanından ayrılmak üzere harmanlanıyor
Şükür tohumları yeni hayatın çekirdekleri, şirk samanları ise ateşi…Kuvvetli iman nuru bırakın dünya dertlerini cehennemi söndürecek güçte…Öyleyse en büyük mesele imana çalışmak
İman nimeti en büyük nimet… Şükür ve hamd kabında durur nimet…Ubudiyetle içilen iman şurubu ne dert bırakır, ne de hastalık… Acizliğini idrak eden imanda derinleşir, hamd burçlarında şükür yıldızları olarak parlar…
Rahman iman nimetinde daim kılsın… İman hizmetinde istihdam eylesin… Hamd ve şükürle geçireceğimiz ömür ihsan eylesin… Hayatımızı ve ölümümüzü hayırlı eylesin… Çekemeyeceğimiz yükleri her iki alemde yüklemesin…Umutlarımızı her daim taze kılsın…Sabahın soluğuna, baharın neşesine kısa zamanda eriştirsin inşaallah
Aczimizi ve fakrımızı şefaatçi kılıyoruz Ya Rahman, bizi Rahmet nazarınla muamele eyle…
Hüseyin Eren